Raşit Yakalı

YAZILAR

 

Kıl payı kurtuldum.

 
Yazılar >>

Hayatım karikatür
DOLANDIRILMAKTAN KIL PAYI KURTULDUM.
Garip olaylar bu günlerde hep beni buluyor. Galiba ben başımda kurşun döktürmeliyim. Kartal Ahmet Şimşek Kolejinde karikatür dersim vardı. Sonra 1. sınıfların okuma bayramı vardı. Öğleden sonra otobüslerle aktara aktara, güneşte, paltonun içinde cam kenarında pişerek 4. Levent e geldim. Canım tekrar otobüse ya da dolmuşa binmek istemedi. Yürümeye karar verdim. Köşedeki çiçekçi hanımla hep selamlaşırım. “Sana fıstık, ceviz vermek istiyorum sabah cebime koymuştum dişlerimden yiyemedim” dedim “ Aaa kedici dede” dedi. Kalp gözün filmimi ilk o seyretmiş./ Çiçek yolan ellerini eteğine sildi ve avucunu açtı. Gülüştük, yürümeye devam ettim. Oh be esti biraz, dünya varmış. Son günlerde hep o ıslığı çalarım yalnız yürürken. dilime ve beynime kazınmış Ebru Gündeş yüzünden “Bakışındaaan süzülen, taaaavrınaaaa hayraaaaaan olayıııım.aaaaaahhhh..”. Birden biri ile buru buruna geliverdim.” Merhaba, beni tanıdınız mı? Ben doktor Ali .Arabayla yoldan geçiyorduk, birden benim hanım tanıdı sizi. Bende arabayı durdurup size koştum. Biz Almanya daydık artık temelli döndük. Benim diş doktoru hanımda muhayenehanesini yeniden açtı. Size kartımı vereyim. Para önemli değil her zaman bekleriz. Biliyorsunuz değil mi sizin çocuklar hep bize gelirlerdi, yoksa hatırlayamadınız mı?.” Adam ağzımın içine girmişti sanki, iki sol dişi de yoktu ve dişleri sapsarıydı, Paltosu da yoktu. Eli kazağının yan cebine gidip geliyor ama bir türlü bana kartı vermiyordu. şüphelendim. Cebindeki kağıtlar dosya kağıdından kırpılmış gibiydi. Kartvizit paketine benzemiyordu. İçimden “Yahu benim tanımadığım,  çocuklarımın sitede tanıdığı bir ortopedi doktoru var, oğlum da yeni bir dişçiye gitti ama o kaliteli ve entel takılır bula bula bunu mu buldu acaba. Bir dümen var bu işte derken..” Senin oğlun sağ olsun biz Almanya ya gitmeden önce bir arkadaşını getirmişti hanımın ofisine, hatta 150 dolar kaparo da vermişti. Biz gidince para bizde kaldı. Döndüğümüze göre artık borcumuzu ödeyelim, dedi hanım. Türk parası karşılığı ben size takdim edeyim siz oğlunuza veriverin o da arkadaşına ulaştırır. Sizleri de her zaman bekleriz, para hiç önemli değil.”dedi ve öbür cebinden çıkardığı 50 ytl leri saymaya başladı. “Oh be, ne iyi bir doktor.  Zaten dişlerim de felaket oldu, fındık fıstık bile yiyemiyorum. Hanım desen o da öyle. Yılların dostu, eski komşumuz ve diş doktorumuz Mustafa beyin Osmanbey deki yeni bürosuna bir türlü gidemiyoruz. Günahlar bırakmıyor. Meğerse daha samimi bir dostumuz varmışta biz bilemiyormuşuz. Ama bir türlü öbür cebinden kartvizitini çıkamadı, önce paralar çıktı.Geçte olsa uyandım mahmurluktan ama oyunu sürdürdüm. Ne olur ne olmaz yol ıssız, garanti bizi izleyen birileri daha vardır, keleğe gelmeyeyim. “ Ali bey sağ ol be. Size mutlaka uğrarız, dişler zaten berbat, ihtiyaç var, ama ben parayı almayayım. Sen benim oğlanı pek tanımamışsın, alırsam bana çok kızar, kurallara çok dikkat eder, çok disiplinlidir, söylerim arkadaşıyla size gelirler orada takdim edersiniz dedim.  Dedim ama Cümlenin sonunu içime akıtabildim.” Sayın dolandırıcı bey.” O da şaşırdı. Gene eli kazak cebine gitti geldi ama kendisi acı bir tebessümle kayboluverdi.
Bu Yeni Levent in ağaçlıklı yolunda bu yürüyüşler sırasında 12 yılda başıma çok şeyler geldi bu türden, bazıları bana “ Kaptanım, 32. blokta Recep binbaşıya İtalya dan bir şeyler getirmiştim, evde yokmuş , geri de götürmek istemiyorum, siz bir beyefendiye benziyorsunuz…..” diye diye bir kulağımın ardı kalmıştı ama bu gün o da gidiyordu.
 Yapmayı yahu, ben kalp kırmayı sevmiyorum, refüze etmeyi, yüzünüze ayıbınızı vurmayı sevmiyorum ve de yapamam ama siz de ne olur biraz namusunuzla bir işte çalışın, Benim gibi yaşlıların, yorgunların, dalgınların yakasından düşün. Alnımızda bu kadar mı “ ENAYİ” yazıyor. Hayatı bu kadar çirkinleştirmeyin .Parayı alsaydım acaba neler olacaktı dersiniz? Ben düşünemeyecek kadar yorgunum bu gün. Her ne kadar sürçü lisan ettiysem affolaaaa….
Rasit Yakalı
 
 

 Geri Dön