NASIL FİGÜRAN OLUYORUM?
Raşit Yakalı
Ben Duygu Başara Ajans’la yıllardır baba kız ilişkileriyle çalışıyorum. Ben onları çok seviyorum onlar da beni çok seviyorlar. Bu sabah beni Türkan hanım arayıp Dereboyu Maslak’ta bir görüşmeye yönlendirdi. Öğleden sonra giyindim ve gideceğim ajansa telefon edip 4. Leventten size nasıl ulaşabilirim? dedim “ Neyle geleceksiniz?” dedi santraldeki arkadaş. “Uçak dahil, her şekilde gelebilirim.” dedim gülerek tarif etti. Kapının önüne çıktım, bir araba durdu. Sakallı bir bey bir de genç bir hanım…” Pardon; Tarabya Metin Oktay tesislerine nasıl gidebiliriz, kaybolduk da..” dedi. “ Aaa ben de orada bir adrese gidecektim sizi götürebilirim” dedim. Buyur ettiler. Yolda öğrendim ki genç bayan Acun’un sunduğu şarkı söyle kazan programına yarışmacı olarak katılacakmış; Kocamustafapaşa’dan geliyorlarmış, kaybolmuşlar. Bayanın Adı da Miray’mış. / Artık birlikte takip edelim ve ona mesajla destek olalım. Bilmediği türkü yokmuş./ “ Aaa ne tesadüf ! Ben de bir ajanstan bir ajansa gidiyorum, hayatımız atraksiyon işte” dedim.
Ben İTÜ durağında indim. Verilen adresi ararken bu defa ben kayboldum her zamanki gibi. En iyi kim bilir? “ Tabiî ki kuryeler.” Oooo bey baba sen uzaklara gelmişsin, atla motorun arkasına seni bırakayım.” “ Yapma yaaaa” Atla amca çok uzaktasın. Pantolonumun bacak arası yırtılacaktı neredeyse. Zorla bindim. Ayaklarımı koyacak yer bulamadım, yanlara açtım tekerlere değmesin diye. Çamurlu hendekli arka maslak yollarında hızla giderken “Şu kısmete bak, oğlumun büyük BMW motoru var” Baba şu kaskı tak seni gezdireyim.” diyor, korkudan binmiyordu yahu, şimdi bindim.” “ Oooo amca onlar çok emniyetli motor, bunlar ne ki, hikaye.” Yapma yahu,/ Sarıl beline daha sıkı Raşit./Geldik bey amca burası işte… Teşekkür ettim santaldeki hanım beni kuryeyle gelişimi gördü ve neyle geldin amca?, dedi. Ben de “uçak kurye” ile dedim, gülüştük. İşi içine iş aşkı girince her şey değişiyor,..Bence iletişim bu. Zaten reklamın konusu da “iletişim”miş. Yöneten beni tanıdı bir karikatürist olarak. İlgi gösterdi, Yeni bir kitabım çıkıyor piyasaya postaya vermek için zarf seçmek üzere bir kitabımı el çantama koymuştum onu yönetmenime vermek istedim. Sevindi ve imzalı olarak istedi.” “İsminizi lütfedermisiniz” dedim. Ben Horoz dergisinde çalıştım orada da bana ”KEÇE” derlerdi, öyle de kaldı. KEÇE’ye diye yaz yeter “ dedi. Ben de yazdım. “ Sayın yönetmenim//Sadece KEÇE’ye” diye imzaladım ama gevezeliğimin dozunu kaçırdım diye bir heyecan yaptım, elim çok titredi, tır tır kazıyarak…
Aşağıya indim, aynı rol için bekleyen bir sürü emekli arkadaş. Çoğuyla aşina olmuşum biri haric..
Elini sıktım, “ Vaaay hocam biz sizin filmlerinizle büyüdük, ne güzel bir tesadüf, işte bu işi güzel yanı..” Dedim bana kartını verdi. Ben de ona..Ben onu tanıdım,o beni tanıdı mı bilmiyorum, tanıdıysa da reklamlardan mı yoksa, karikatürlerimden mi? Yoksa hiç biri mi..Hangisi olursa olsun “Ben hayatı böyle seviyorum, İletişimi seviyorum” diyorum ve bu şekilde mutlu oluyorum
Eğer sizlerin de içinizde böyle duygular varsa; Duygu Başara Ajansın telefon numarası:
0212 279 48 09 ve 281 01 22.
Bilmem biliyor musunuz Başara ajanstan Filiz hanım beni bilgisayar kursunda keşfetmişlerdi!!!
Geri Dön |